Isletim sisteminiz Flash Ögeleri Desteklemiyor.
Yüklemek için tiklayiniz.

Mutfak Sırları
Besin Değerleri
Sağlık Köşesi
Lezzet Artırıcı Öneriler
Teklif İsteyin
Tedarikçilerimiz

Menülerimiz

Günlük Menü
Mert Yemek Aylık Menü
Sağlık Köşesi

Hamura el sürmeyin. Hamur işlerinden uzak durun, hayvansal yağları terk edin. Birçok araştırmada fazla miktarda doymuş yağ ve hamur işi tüketenlerde yorgunluk Ve halsizlik şikayetlerinin daha sık olduğunu ortaya koymaktadır.

Daha çok meyve. Daha çok meyve yiyin. özellikle glisemik indeksi düşük, lif ve Posa miktarı yüksek, antioksidan kapasitesi fazla meyveleri gün boyu küçük Porsiyonlar halinde tüketmeniz enerji düzeyinizi arttırır. elma, şeftali, siyah Erik, kiraz ilk tercihleriniz olmalıdır.

Cipsi unutun. Patates, mısır cipsi ya da kuruyemişler yerine taze hazırlanmış Sebze çubuklarını(kabak, salatalık, yeşil veya kırmızı biber) veya cevizi, bademi,
Fındığı tercih edin.

Şekerleme yok. Küçük şekerlemeler, çikolatalar veya pastalar yerine kuru veya Taze meyveler (kuru veya taze elma, erik, kayısı)yiyin.

kuru meyve. dondurma yerine dondurulmuş üzüm taneleri veya dondurulmuş küçük Kavun ve şeftali parçaları yiyin.

Fındık fıstık. . . Yağlı, tuzlu krakerler yerine tuzsuz badem, fındık ya da cevizi Tercih edin.

Salataya dikkat! Mayonez veya kremalı salata sosları yerine sirke, limon suyu Veya balzamik sosları deneyin.

Stresle Başa Çıkmak İçin

Beslenmenize Dikkat Edin!

Her gün iş hayatında türlü türlü problemle karşılaşıyoruz, bunun üzerine bir de trafik çilesi, çocukların sorunları, aile meseleleri derken strese bezenmiş bir hayat yaşıyoruz. Gün geçmiyor ki gazete ve televizyonlarda maruz kaldığımız bu Stres nasıl başa çıkacağımıza dair tavsiyeler yer almasın. Peki, strese karşı mücadelemizde yemeğinize de dikkat etmeniz gerektiğini biliyor musunuz? Strese girmenizde kilonuz, beden kütle endeksiniz, atladığınız öğünler bile etkili olabiliyor. Oysaki düzgün ve dengeli bir beslenme modeli, strese karşı Mücadelemizde en etkili silahlardan biri olabiliyor. Aslında yapmamız gereken şey çok basit:sağlıklı ve dengeli beslenme alışkanlıklarını yaşam boyu süren bir davranış değişikliğine dönüştürmek ve yediklerimizin çeşitliliğini arttırmak. Çünkü, yiyecek seçimindeki çeşitlilik Aslında sağlıklı beslenmenin anahtarlarından biridir. Yine de doğanın bize sunduğu her çeşidi yememize imkan olmayabilir. yapmamız gereken hangi besinin hangi temel yiyecek grubuna girdiğini ve hangi yiyeceğinin yerini hangisinin tutacağını bilmektir.

Her besin grubunda her mevsim, her ekonomik düzeye hitap eden, her ağız tadına uygun, her kültürel alışkanlığı sürdürecek şekilde sınırsız sayıda yiyecek vardır. Bunların hiçbiri mucizevi şekilde stresi önlemez ama bir bütün halinde Değerlendirildiklerinde stresle başa çıkmanıza yardımcı olurlar.

Birçok insan tahıl ürünlerinin şişmanlatıcı olduğunu düşünerek yemekten kaçınırlar. Oysaki vücudumuz için gerekli olan enerjinin yarısını bu yiyeceklerden karşılamaktayız. Dolayısı ile bu yiyecek türünden zevk almayı öğrenmek ve gerekli Porsiyonlarda tüketmek zorundayız. ihtiyacınızı karşılaşmak için rafine edilmemiş Karbonhidrat içeren tam tahıl ürünlerini tercih edebilirsiniz. yine mümkün olduğunca Protein ve karbonhidratlı yiyecekleri birbirinden ayrı öğünlerde tüketerek hem kilo Hem de stres kontrolünüzü kolaylaştırabilirsiniz.

Başka bir nokta da doymuş yağ ve kolesterolün azaltılması olmalıdır. genel eğilim olarak yağsız et ve düşük yağlı yiyecekler tercih edilmelidir. yine düşük yağlı Pişirme yönetmeleri kullanmanız, kızartma ve yağlı  soslardan kaçınmanız da yerinde olacaktır.

Şekerli gıdaları ise aşırıya kaçmadan tüketmekte fayda vardır. Yine aynı şekilde Tuzun da fazla kullanılmaması gerektiğini göz önünde tutmalısınız. Günlük tüketilecek olan 6 gram tuz herkes için yeterli bir miktardır, daha fazlası hastalık risklerini de beraberinde getirir.

Sigara, kahve, kola gibi maddelerin sürekli ve fazla tüketimi de kafein ve tein  Üretimini arttırdığı için bazı stres hormonlarının salgılanmasına ve aşırı duyarlılığa Yol açar. buda olayları daha stresli ve daha büyük boyutlarda algılamanıza ve dolayısı İle yaşadığınız stresin şiddetinin artmasına yol açar.

Haftada en az iki-üç gün belirli sürelerde size uygun gelen sporu yapmak da stresle mücadelenizde en büyük yardımcınız olacaktır.

Halk sağlığının
atık yağlar kadar
değeri yok mu?

Tüm dünyada giderek daha fazla gündeme gelen gıda terörü,ne yazık ki Türk halkının aşina olduğu bir sorun.Büyük şehirlerde nüfusun en temel öğünlerini dışarıdan karşıladığı düşünüldüğünde,problemin önemi iyice ortaya çıkıyor.

Sağlıksız üretim koşullarının halk sağlığını giderek daha fazla tehdit etmesine karşı gerek sektör,gerek devlet,gerekse halka önemli görevler düşüyor.Özellikle hazır yemek üreten firmaların şeffaflığı bir lüks olarak değil,olmazsa olmaz bir gereklilik olarak benimsemesi gerekiyor.

Atık yağlar neden sorun?

Yemek fabrikalarından restoranlardan ya da işyeri yemekhanelerinden toplanan atık bitkisel yağlar sabun,yem sanayi ve biodizel üretiminde kullanılabiliyor.Türkiye'de kullanılan yağların 350 bin tonu atık hale dönüşüyor.Atık yağların dayalınızca 50 bin tonluk bölümü toplanabiliyor.Geri kalanı dökülüyor ya da kaçak olarak satılıyor. Merdiven altı imalathanelerde yağların rengi açılarak tekrar sofralara dönebiliyor. Ancak bir araştırmaya göre,toplanabilen yağların çoğu gıda maddesi olarak kullanılmasıbir yana atık olarak bile değerlendirilemiyor.

Atık ne kadar kullanılabilir?
Lokanta,restoran,fastfood,otel,motel ve hazır yemek hazırlama merkezlerinde kızartma işlemi sonucu oluşan bitkisel yağ atıkları, belirli koşullara dikkat edilmediğinde sağlık için büyük bir tehdit oluşturuyor.Kızartmalık bitkisel yağların, her yağ cinsine göre değişen duman oluşma noktasının altında kalan derecelerde kullanılması gerekiyor. Ayrıca kızartma yağlarını uzun süre kullanabilmek için zaman zaman filtre etmek şart. Kızartma yağının sıcaklığını kontrol ederek yağ kullanımı da asgariye indirilebiliyor.

Uzmanlar,kızartma işleminin mümkünse sabit sıcaklık şartları sağlayan fritöz gibi kaplarda yapılması gerektiğini belirtiyor.Kızartma işlemlerinde kullanılan yağın sıcaklığının en fazla 190'C olması ,zeytinyağı kullanılacaksa sıcaklığın 160'C aşmaması gerektiği ifade ediliyor.

Kızartma yağının duman oluşturma potansiyelini;
üründeki bitkisel yağın bileşeni,
*Yabancı maddelerin mevcudiyeti,
*Yağın ısıtıldığı sıcaklık,
*Yağdaki tuz miktarı,
*Yağın kullanım süresi,
*Yağı sıcak tutma süresi,
*Yağın depolanması(oksijene,ışığa ve sıcaklığa maruz kalma süresi)etkiliyor.

Kızartmada kullanılan yağların sıcaklığı parlama noktasına (320'C)ulaşıldığında yağ yüzeyde sıçrama başlıyor.Yağ parlama noktasından alevlenme noktasına (400'C)hızlı şekilde ulaşıyor.Böylece yağ yüzeyinde yanma başlıyor.Yanmış yağın yemeklerde kullanılması ve bu yağlarda yemek pişirme işlemi yapılması sağlık açısından çok ciddi tehlikeler içeriyor. Kızartmalık yağların ne kadar kullanılacağı ve ne zaman atık yağ olarak ayrılacağı, günümüzde kızartmalık yağlarda Toplam Polar Madde (TPM) ölçümü yapan bir test cihazı ile belirlenebiliyor.TPM değeri %24 veya üstü olduğu zaman kızartma yağı,atık yağ olarak ayrılıyor.Yine kızartmalık yağların kullanım süresini Serbest Yağ Asitlerine (FFA)göre ölçen çeşitli test kitleri de bulunuyor.

 
 
   
 
® copyright 2009 All Rights Reserved Anasayfa | Kurumsal | Hizmetlerimiz | Mutfağımız| Yemeklerimiz| Referanslar | İletişim